Ataol Behramoğlu

Nihat Behram
Nihat Behram'ın Şiiri
Ataol Behramoğlu

1960'taki ileri yönde bir siyasal iktidar değişikliği, Türkiye toplumunun yaşamını tümden etkiledi. O zamana kadar tabu olarak belletilen, kültürün her alanındaki Marksist kitaplar birbiri arkasına Türkçe'ye çevrilmeye başladı. 1962'de kurulan Türkiye İşçi Partisi yoluyla, sosyalist, antiemperyalist fikirler, ilk kez Türkiye toplumunun bütün katlarına yığınsal ölçülerde yayıldı ve Türkiye aydını, ülkesinin tarihinde ilk kez emekçi halkla omuz omuza değdi.

1950-60 arasında yönetimi elinde tutan emperyalist yardakçısı siyasal partinin iktidarı sırasında, Türk ekonomisinin yanı sıra, Türk kültürü de büyük çöküntüye uğramıştı. 20. yüzyıl Türk şiirinin büyük ustası Nâzım Hikmet'in kitaplarını okumak yasaktı. İlerici Türk yazarlarının birçoğunun ya kitapları yasaklanmış, ya da bu yazarlar öldürülerek, hapse atılarak susturulmuşlardı. Bu yıllarda Türk şiirinde biçimci akımlar egemen oldu. Nâzım Hikmet'in büyük toplumcu şiir geleneği, 1950 yılında ölen Orhan Veli'nin yaşama ve topluma dönük şiir geleneği bir yana bırakıldı. 1950-60 arasında Türk şiirinde yaygınlık kazanan biçimçi şiir akımları Türk edebiyatına imge, sözdizimi, vb. alanlarda yenilikler getirdiler. Fakat bu şiir gitgide yozlaşmaya sürüklendi; toplumdan, doğadan ve genel olarak yaşamdan uzaklaşarak, söze, insansız bir eşyaya boğuldu. Çöküş, 1960 ertesinde daha belirginlik kazandı.

Şiire 1960'larda başlayan genç şairler, kendilerini gittikçe hızlanan bir siyasal eylemin, sosyalist-antiemperyalist kavganın tam ortasında buldular. Bu yeni koşullarda, yeni bir şiir doğdu. 1960 sonrasında yazılan ileriye dönük Türk şiirinin genel, belirgin özelliği, bu yılların çarpıtıntısını taşımasıdır. Coşku ve kaygı dolu, yürek gibi atan, dinamik bir şiirdir bu. Bu özelliğiyle 1960 sonrası Türk şiiri, bir dönem öncesinin, biçimci edilgen şiirinden kesinlikle ayrılır. 1960 sonrasının ileriye dönük şairleri Nâzım Hikmet'in ve genel olarak toplumcu Türk şiirinin mirasçısı, devam ettiricisi oldukları gibi, Türk şiirinin 1950-60 arasında özellikle biçim alanında kazandığı yenilikleri de özümleyip geliştirdiler ve böylece Türk toplumcu şiir tarihinde özgün bir dönemi oluşturdular.

Nihat Behram, 1960 sonrasının bu tür şairlerindendir. Kendilerini birleştiren genel özelliklerin yanı sıra, 1960 sonrasının belli başlı şairlerinin her biri özgün bir şiir kurdular ve kurmaktalar. Nihat Behram'ın şiiri inceliklerle doludur. Toplumsal ve bireysel yaşamın duyguları onda bir bütünlüğe ulaşmıştır. Doğa üstüne incelikli, ayrıntılı imgeler, şiirinin belli başlı özelliklerindendir. Türk edebiyatında aşk üstüne en güzel dizeleri söyleyebilmiş şairler arasındadır. Doğa, aşk ve yaşama sevinci, onda toplumsal bir savaşçı olmanın kaygısıyla bilenmiş, kaynaşmıştır. Şiirlerini 1972 yılında Hayatımız Üstüne Şiirler adlı kitabında topladı. Kitabı yayımlandığı sırada, genç şair, siyasal bir suçlandırılmayla hapisteydi. Kitap, yayımlanışından az sonra yasaklandı ve şairi için yeni bir soruşturma açıldı. Bir yıl süren bir yargılamadan sonra kitap geçenlerde beraat etti. Nihat Behram da iki yıla yakın bir tutukluluktan sonra geçenlerde serbest bırakıldı. Devrimci, içtenlikli, ince, aydınlık ve yoğun şiiriyle Nihat Behram, Türk şiirine yeni tatlar, yeni açılımlar getiren şairler arasındadır.

Not : Bu yazı, A. Behramoğlu 1974 yılında Sovyetler Birliği'nde bulunduğu sırada, Letonya Yazarlar Birliği Edebiyat dergisinde Nihat Behram'ın şiirlerini yayına hazırlayan çevirmen ve şair U. Berzinç'in önerisiyle yazılmış ve bir özeti, söz konusu dergide şiirlerle birlikte 1976 yılında yayımlanmıştı.


* Ataol Behramoğlu tarafından kaleme alınan bu Cumhuriyet gazetesinin 9 Nisan 1998 tarihli Kitap ekinden alındı.

NİHAT BEHRAM
 






DUYURU PANOMUZ
Kitapları 1998 yılında ’Toplu Yapıtlar’ adıyla yeniden basılmaya başlanan Nihat Behram’ın kitapları arasında ’Darağacında Üç Fidan’(1976 belgesel) , Ser Verip Sır Vermeyen Bir Yiğit(1976 belgesel anlatı) ’Göğsü Kınalı Serçe’ (1976 çocuk kitabı) , ’Yalın Yürek’ (şiir) , ’Gurbet’ (1988 roman) , ’Kız Ali’ (1991 roman) , ’Yılmaz Güney’le Yasaklı Yıllarımız’ (1994 roman) ’Özlemin Dili Olsa’ (1999 yazılar-söyleşiler-1) , Başkaldırı şiirleri (2001) Miras (roman 2004) Hayatın Şarkısı(1967-2004 toplu şiirleri) Acının ve Umudun Rengi (2005 yazılar söyleşiler-2) YALIN YÜREK BAYRAM GÜMÜŞ (2007 belgesel anlatı) bulunmaktadır son olarak ta kırkıncı sanat yılın kırk şiirle Tanımlar olarak çıkar 2008
•Burayada yazı yaz!...
• yazı yaz
Burayada yazı yaz
Burayada yazı yaz
Burayada yazı yaz


----------------


----------------
Burayada yazı yaz
Burayada yazı yaz
Burayada yazı yaz
----------



Reklam
 
 
Bugün 3 ziyaretçi (17 klik) kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=